Hatice Alankuş – Düşünceleri Uğrunda Can Veren Kadın 

630
image_pdf

Hatice Alankuş.1946 İstanbul doğumludur. Mimardır. 1960’ların ikinci yarısında gelişen devrim mücadelesinde yerini alanlardandır. Ma­hir Çayan’ın görüşlerin­den etkilen­di. THKP-C örgütlenmesinde yer aldı THKP-C taraftarıdır. 12 Mart cuntasının ardından da düşüncelerini, yoldaşlarını cüretle savunmaya devam edenlerdendir.

 Hatice Alankuş, THKP-C davasından yargı­landı. gördüğü yoğun işkenceler hastalanmasına neden olur. 14 Şubat 1972’de gözaltına alınır, işkencelerden geçirilerek 15 Mart’ta tutuklanır. Bayrampaşa hapishanesinde tutulur. Poliste gördüğü işkenceler ve hapishanede tedavisinin engellenmesi sonucu, tahliye edildikten kısa süre sonra şehit düşer.

24 Temmuz 1973’te kaldırıldığı Haydarpaşa Askeri Hastanesi’nde yaşamını yitirir. Bundandır ki Tedavisinin engellenmesi sonucu hapishaneden çıktıktan kısa süre sonra yaşamını yitiren “ilk kadın devrimci” olarak Türkiye Devrim tarihine kaydedilmelidir. Fransız müzisyen Jacques Bertin, ardından “Düşünceleri Uğrunda Can Veren Kadın” isimli bir şarkı yazdı:

 
Jacques Bertin, “Düşünceleri Uğrunda Can Veren Kadın 

Güzellikleriydi en çarpıcı olan resimlerindeki o insanların

“Anıt mezarlara resmedilmeye en uygun yüzler diye seçilmişiz,

Bunun içindir ki geçirildik o işkencelerden” der gibiydiler.

Birisi konuşuyordu: “Mutluydum, kızlar nasıl da bayılırdı bana,

Güldüğümde kahkahalarım yankılanırdı göklerinde Türkiye’nin

Ve de orada karışırdı koca Nazım’ınkilere,

Alımlı delikanlı ve de ozan, nasıl da kaynaşırdık birbirimizle?”

 

Yanındaki resimde bir genç kız,

“Ülker derler adıma, diyordu ve de güzelim,

Ablaları gibi tüm sevdalı çocukların,

Ne kavgaya hazırlıklıydım ne de işkenceye

Beyaz bluzumla masmavi göklerde uçar gibiydim,

Ana babamın bağrında tatlı bir tebessümdü yaşantım

ve de öğrenciler nasıl da tutkundu bana…”

 

Evet, sen öte dünyada tanıklık için yaratılmış gibiydin,

Ziyaretçiler resminin önünde durup da sorsunlar diye:

“Tanrım! Bu ışık fışkıran yüz bunca acı çekmiş olabilir mi ?”

 

Resimdeki kız yanıtlıyordu hemen:

“Mutluydum ve de tüm bunlara hazırlıklı değildim.

Gururluydum ve tüm yaptıklarımda aşk vardı

Günün birinde durmam söylendiğinde de durmadım,

Doğal olanları yapmaktan hiç geri kalmadım,

Randevuya da tebessümün ivmesiyle geldim,

Geldim, bir gün acı çektim ve de öldüm, işte o kadar”

 

Ziyaretçi portrenin ve adının önünde uzun uzun duraklayarak soruyor:

“Sıra bana gelseydi, ben hiç bu denli yürekli olabilir miydim?”

Sen kitapların acılar dolu yüreğine gömüldün bir kez madem,

Taşır artık seni ziyaretçin tüm endișeleriyle sonsuzluklara…

 

image_pdf
You might also like

Leave A Reply

Your email address will not be published.